13. RAD SURESİNDEN TÜRKÇE MEALLER VE İLGİLİ AÇIKLAMALAR

    13.RAD SURESİ (43): İyiliği sonsuz, ikramı bol Allah’ın adıyla;
    Allah’ın nitelikleri;
     2. Allah gökleri, görebileceğiniz direkler olmadan yükseltmiş olandır. Sonra arşa geçmiş, Güneş’i ve Ay’ı hizmete koymuştur. Her biri, (yörüngesinde) belli bir süre için akar gider. O, bütün işleri çekip çevirir. Rabbinizle yüzleşeceğinizi kesin olarak anlayasınız diye ayetleri ayrıntılı olarak açıklar.
      3.Yeryüzünü uzatan*, içine sabitleyici dağlar ve ırmaklar yerleştiren ve orada her üründen iki eşi oluşturan odur. Gündüzü de gece ile örter. Bunda düşünen bir topluluk için ayetler /göstergeler vardır.
    * “Yerin uzatılması”, yeryüzünün, yaratılışının başlangıcı olan “patlamadan” (gökler ve yer bütün halinde idi, onları ayırdık. 21/30  son halini almasına kadar geçirdiği sürecin aşamalarından birini ifade eder.    
     —————————————————————————————————————————————–
    Allah’ın ilmi:
     4.Yeryüzünde birbirine komşu toprak parçaları (kıtalar), üzüm bağları, ekinler ve çatallı – çatalsız hurma ağaçları vardır. Hepsi aynı su ile sulanır ama ürün açısından her birine diğerinden farklı özellikler veririz. Bunda, aklını kullanan bir topluluk için ayetler (göstergeler) vardır.
    ————————————————————————————————————————————————
    Müşriklerin nitelikleri;
    5. Bir şeye şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların şu sözleridir: “Toprak olduğumuzda mı, gerçekten yeniden mi yaratılacağız?” İşte onlar, Rablerini görmezlikte direnenlerdir. Onlar, boyunlarına halka takılacak olanlardır. Ve yine onlar cehennem ahalisidir. Orada ölümsüz olacaklardır.
    6. Bir de senden, iyilikten önce kötülüğün başlarına gelmesini istiyorlar. Oysa onlardan önce bunun örnekleri gelip geçti. Hiç şüphe yok ki senin Rabbin, yanlışlarına rağmen Allah insanlara mağfiret edendir. (Bil ki) Sahibinin cezalandırması çetindir. 7. Ayetleri görmezlikte direnenler derler ki “Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya!” Sen sadece uyarıcısın. Her topluluğun bir yol göstericisi vardır.

     —————————————————————————————————————————
    Allah’ın nitelikleri;

     8. Allah her dişinin rahminde ne taşıdığını, rahimlerin neyi eksilttiğini ve neyi çoğalttığını bilir. Onun yanında her şey bir ölçüye göredir. 9. O, bütün gaybı da şehadeti de bilir; büyüktür, yücedir. 10. İçinizden sözü gizleyen ve açığa vuran, gece saklanan ve gündüz dışarı çıkan onun için farksızdır. 11. Kişiyi önünden ve arkasından takip eden (melekler) vardır, Allah’ın emriyle onu korurlar. Bir toplum kendinde olanı değiştirmedikçe Allah da onu değiştirmez. Allah bir toplumun başına bir kötülük getirmek isterse, ona engel olacak kimse yoktur. Onların Allah ile aralarına girecek bir dostları da yoktur.
      12. Bir korku ve bir umut olsun diye size şimşeği gösteren ve yağmur yüklü bulutları oluşturan odur. 13. Gök gürültüsü, her şeyi mükemmel yapmasından; melekler de korkudan ona boyun eğerler. Yıldırımları o gönderir ve onlarla tercih ettiğine çarpar*. O insanlar, Allah konusunda tartışıp duruyorlar.      
    *Allah, herkesin doğru olmasını ister. Ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar. Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur.
     ——————————————————————————————————————————————-
     Doğru dua, yalnız Allah’a yapılan duadır;
     14. Doğru dua, yalnızca Allah’a yapılandır (1/5). Müşriklerin Allah’ın dışında dua ettikleri, onlara hiçbir şekilde karşılık veremezler. Müşriklerin durumu, ağzına su gitsin diye iki avucunu suya uzatıp durandan farklı değildir; halbuki su, bu şekilde ağza ulaşmaz. Ayetleri görmezlikte direnenlerin duası* sadece boşa giden bir duadır.
    Doğru dua:
    (Allah’ım!) Kulluğu doğrudan sana yaparız. Yardımı da doğrudan senden isteriz (1/4-5).                  

    (Ey müşrikler!) Allah ile araya koyup yardıma çağırdıklarınız sizin gibi kullardır. İddianızda haklıysanız hadi çağırın da size cevap versinler. 7/194. Ayakları mı var ki yürüsünler; elleri mi var ki tutsunlar; gözleri mi var ki görsünler; kulakları mı var ki dinlesinler! De ki: “(Allah’a) ortak saydıklarınızı çağırın, sonra bana oyun kurun, hiç göz açtırmayın. 7/195
     ——————————————————————————————————————————————
    Allah ile aralarına dostlar koyanların yeri cehennemdir;
      15. Göklerde ve yerde ne varsa gönüllü ve zorunlu olarak Allah’a secde* ederler. Gölgeleri de, secdeyi öğle ve ikindi vakitlerinde (7/205) yapar (SECDE AYETİ).
      16. Onlara: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” diye sor ve de ki: “Allah’tır!”. Bir de şunu sor:Allah ile aranıza, kendilerine bir fayda sağlamaya da bir zararı gidermeye de gücü yetmeyen veliler /dostlar mı koydunuz?” De ki: “Hiç kör ile gören ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu?” Yoksa onlar Allah’a, onun yarattığı gibi yaratan ortaklar bulmuşlar da onların yarattıklarını Allah’ın yarattıklarına mı benzetmişler? Onlara de ki: “Her şeyin yaratıcısı Allah’tır. O, bir tektir, her şeyi emri altına almıştır.”
      18. Rabbinin çağrısına uyanlar için (ahirette) en güzel karşılık vardır. Onun çağrısına uymayanlar ise yeryüzündeki her şey ve bir o kadarı onların olsa, kesinlikle onu fidye olarak verip kurtulmak isterler. Onları kötü bir hesaplaşma bekler. Varıp kalacakları yer Cehennemdir. Orası ne kötü bir yerleşim yeridir!
    Açıklamalar;
    *Secde (13/15) :
Secde, esasen baş eğmedir. Anlamı, alnı saygıyla yere koymaktır. İnsanlar Allah’a iki türlü kulluk ederler; biri zorunlu diğeri de gönüllüdür. Zorunlu olarak Allah’ın koyduğu yasalara uyarlar. Mescitlerdeki ibadetleri ise gönüllü secdelerdir.

       Secdenin kök anlamı, eğilme ve boyun eğmedir. Güneş, Ay, gezegenler ve yıldızlar gibi gök cisimlerinin eksenlerinin birbirlerine göre eğim yapmaları secde olduğu gibi, gölgenin uzayıp kısalması da secdedir.
      ——————————————————————————————————————————————–
    Müminlerin nitelikleri;
    19. Rabbinden sana indirilenin tümüyle gerçek olduğunu bilen biri, ona karşı körlük eden kişi gibi olur mu? Sadece sağlam duruşlu olanlar (Sözü dinleyip en güzeline uyanlardır) doğru bilgiden yararlanırlar.

     20. Bunlar, Allah’a karşı taahhütlerini yerine getiren ve verdikleri sözden*(7/172) caymayan kimselerdir
     21. Bunlar; Allah’ın kurulmasını emrettiği bağı kuran, Rablerinden çekinen ve verecekleri hesabın kötü olmasından korkanlardır.
    22. Yine bunlar; Rablerinin beğenisini kazanmak için sabreden*, namazı özenle ve sürekli kılan, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli-açık harcayan ve kötülüğü iyilikle savan kimselerdir. İşte onlar, dünya yurdunun güzel sonucunu (cenneti) elde edecek olanlardır.
    23. Adn cennetlerini… Oraya hem onlar hem de atalarından, eşlerinden ve soylarından uygun durumda olanlar gireceklerdir. Melekler de her kapıdan yanlarına girecek (ve şöyle diyecekler):

     24. ”Sabırlı davranmanıza karşılık, selam size! Dünya yurdunun sonucu ne güzel oldu!”
     ——————————————————————————————————————————————

    Kafirlerin nitelikleri ;
    25. Allah’a verdikleri sözden sonra taahhütlerini bozanlar, Allah’ın kurulmasını emrettiği bağı koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlar var ya; işte onların hak ettikleri lanetlenmedir*. Dünya yurdunun kötü sonucu onlarındır. 26. Allah, yaptığı tercih ile bir kişi için rızkı yayar da kısar da. Onlar ise dünya hayatıyla mutlu olurlar. Oysa dünya hayatı ahirete göre geçici bir yararlanmadır.               

     27. Kâfirlik edenler/ayetleri görmezlikte direnenler, “Rabbinden ona bir mucize indirilseydi ya!” derler. De ki: “Allah, (sapıklığın) gereğini yapanı sapık sayar, kendisine yöneleni de yoluna kabul eder.”
       *Dışlamak (13/25); lanetlemek, ikramından yoksun bırakmaktır: İndirdiğimiz açık âyetleri ve ana yolu (hikmeti) bu kitapta insanlara açıklamamızdan sonra gizleyenler var ya, işte onları dışlarız; diğer dışlayıcılar da dışlarlar.   2/159
     Âyetleri gizleyen ve gizlemiş iken ölenleri, Allah, melekleri ve bütün insanlar dışlar. Sürekli dışlanmış olarak kalırlar. Ne azapları hafifletilir ne de kendilerine göz açtırılır. 2/161-162
     —————————————————————————————————————————————–

    Kalpleri Allah’ın Kitabı (Kur’an) ile tatmin olanlar;
     28. Ona yönelenler, inanıp güvenen ve kalpleri Allah’ın zikri /Kitabı ile tatmin olanlardır. Bilin ki kalpler, sadece Allah’ın zikri* ile tatmin olur.
     ——————————————————————————————————————————————–

    “Seni de, bu kitabı insanlara okuyasın diye gönderdik”;
    30. Seni de kendilerinden önce nice toplumlar geçmiş olan bir topluma elçi gönderdik ki onlar Rahman’ı* görmezlikte direnip dururlarken sen, vahyettiğimizi onlara sırasıyla okuyasın. De ki: “O, benim Rabbim’ dir. Ondan başka ilah yoktur. Ben yalnızca ona güvenip dayandım. Tövbem de yalnız onadır.”
    *Rahman, rahmeti yani iyilik ve ikramı her şeyi kuşatan demektir. Allah, Rahman olması yönüyle hiçbir ayrım yapmadan tüm varlıkların ihtiyaçlarını karşılar. Bu yüzden “Rahman” kelimesi Allah’tan başkası için kullanılmaz.

     Onlara: “Rahman’a secde edin/sadece O’nun karşısında eğilin!” dense “İyiliği sonsuz olan da kimmiş? derler. 25/60
    ——————————————————————————————————————————————-

    Her nefsin ne elde ettiğini takip eden Allah, görmezlikten gelinir mi!
     33. Her nefsin ne elde ettiğini takip eden Allah (görmezlikten gelinir mi!). Ama onlar Allah’a ortaklar koşarlar. De ki: “Söyleyin bakalım onların özelliklerini!” Allah’a, yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz yoksa (bunlar) içi boş sözler mi? Allah’ı görmezlikten gelenlerin oyunları kendilerine güzel görünür ve onun yolundan geri çevrilirler. Allah’ın sapık saydığını yola getirebilecek hiç kimse yoktur.
      ———————————————————————————————————————————————
    Sana düşen yalnızca tebliğdir;
    39. Allah, koyduğu düzene göre dönemi kısaltır veya sabitler (Bu Allah’ın kanunudur. Ölçüsünü kendisi koymuştur). Ana Kitap O’nun yanındadır. 40. Onları tehdit ettiğimiz şeyin bir kısmını sana göstersek de (göstermeyip) seni vefat ettirsek de sana düşen yalnızca tebliğdir. Hesap sormak ise bizim işimizdir.

     41. Onlar görmüyorlar mı ki yurtlarına geliyor, onu parça parça ellerinden alıyoruz*. Hükmü Allah verir. Onun hükmünü bozacak yoktur. O, hesabı çabuk görendir. 42. Bunlardan öncekiler de planlar kurdular. Oysa bütün planlar Allah’ın gözetimi altındadır. O, kimin ne kazandığını bilir. Ayetleri görmezlikte direnenler, son yurdun kimin olacağını yakında öğreneceklerdir.        43. Kâfirler: “Sen (Allah tarafından) gönderilmiş bir elçi değilsin!” derler. De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah da yeter, Allah’ın kitabından bilgisi olanlar da*.”    
       Açıklamalar;

     *Her elçiye verilen kitap, kendi toplumunun diliyle olur (14/4). *Bu Allah’ın kanunudur. Ölçüsünü kendisi koymuştur. 
      Hz. Muhammedin elçiliğinin delili Allah’ın Kitabıdır;
     *Allah’ın gelmesi, Allah’ın dininin gelmesidir. Böylece Müslümanların yaşadığı topraklar genişliyor, onların ki daralıyor.

    * Kur’an’ın veya daha önce indirilmiş kitapların içeriğini bilenler, Hz. Muhammet’in Allah’ın elçisi olduğuna şahit olurlar. Hz. Muhammed’in elçiliğinin delili Allah’ın Kitabıdır. Böyle bir şahitlik, ancak Allah’ın sözüne bakılarak yapılabilir.
———————————————————————————————————————